8 Eylül 2010 Çarşamba

Hüzünlü Bir Bayram ve Gül'üme VEDA ...


Bu bayram ne annem ,ne anneannem ne de dedem yanımda .. O yüzden baya bir buruk geçicek bayramım ..Aşırı kalabalık bir aile olmamıza rağmen ben sadece anneannem'e giderdim sadece bayramda..Zaten babaannem bizde olduğu için herkes bizde toplanır...

Şimdi ben niye İstanbul'da kaldım 15 senelik dostumun 12-09-2010 yani bayramın hemen ertesi günü nikahı var ..O yüzden kımıldayamadım hiç bi yere....3 ay önce de zeram'ı evlendirdim üzerine bi de güllü eklenince benim psikolojim nakavt oldu ....

Gerçi evli de olsalar her şekilde buluşma imkanları yaratmaya birebiriz :) 

Bizde ki dostluk öyle böyle bir dostluk değil..Yeri geldi kahkalar attık,yeri geldi ağladık ,yeri geldi birbirimizin ağzına mıçtık ama kopmadık...Bu saatten sonra da kopucağımıza inanmıyorum ... 

Sapığım (yani gülistan'ım ) her şeye gülüp geçen kafasına hiç bir şeyi dert etmeyen elinden geldiğini ardına asla koymayan biri ..Sapık dememin nedeni ise lakabı :) Küçükken civcivleri ve tavşanları balkondan aşağıya atmış ondan sonra da aile arasında adı sapık kaldı :) 

İlk tanışmamızı hele hiç unutmuyorum...Totosunun altında mini bir etek giymişti bacakları 1,10 cm olduğundan ''yuh len bu nası bi bacak ''demiştim :) Bayan bacak yani tamm ... Ve o etekle pazarın içinden geçmeye kalkışınca bizimde dostluğumuz başlamış oldu :) 

Benim en çok sinirlerimi zıplatan dostumdur aynı zamanda unutamadığımız bir anımız ise; 
Cadde'ye inerken tren yolundan geçmemiz gerekiyordu ..O esnada şu an hatırlamıyorum ama bana ne yaptıysa bunu ensesinden tutup gelen trenin önüne atıp geri çektim ..Yüzü kireç gibi olmuştu :) Şu an hala daha der kendisi ''sen manyaksın ,eline geçenin vay haline'' diye ... :)  

Hele sevgililerimizden çektiklerimiz OOooO çabası ...

Aynı yatakta yatıp ikimizin gözlerinin aynı anda açılıp gecenin bi yarısı birbirimize küfürü basmamız :)

Sabah ''biliomusun rüyamda seni gördüm şöle şöle şöle '' deyip o rüyaları birebir yaşamamız....

Üff canım sıkıldı hadi kalk 2 gezip gelelim deyip yollara dökülmemiz...

Bir gece ikimiz dışarı çıktığımızda benim dengesiz arabanın aküsü bittiğinde benzincide geçen saatlerin ardında arkadaşımı çağırıp akü dolduralım derken akünün yerini bulamayışımız meğer akü alt kısımdaymış oraya ulaşmak içinde arabanın altına girmek gerekiyormuş :) onu halledemeyip gittiğimiz mekan sahibi arkadaşımızın derdimize çare olması ve sabah 7 de mekandan ayrılıp,ertesi gün anneler günü olmasıyla bizde annelerimizi oraya brunch'a götürdük..Garson arkadaşlar ''ayy tugce hnm dün gece '' demeye başlamasıyla bizim ağzımızın gözümüzün yamulması ..O günde yüz felci olmadıysam başka zaman hiç olmam :)
Annem o gece dışarda olduğumu bilmiyordu çünkü ..hele arabam bozulcak off off sittin sene bana rahat vermicekti diye söylemedim :)

O kadar çok anımız oldu ki en son dün akşam hatırlayıp kahkahalara gömüldük..Allah böyle dostlukları kimseye kolay kolay yaşatmaz... Benim şu hayattan bi kazancım varsa o da dostlarımdır.. (Her ne kadar bazılarından sağlam kazıklar yesemde)

Gülümüde pazar günü yola koyduktan sonra ben kalıcam bir başıma ... bende bir karar aldım bakalım hayırlısı :)

Bu arada bunları niye yazdım inanın bende bilmiyorum sadece yazmak istedim ...

Bu arada bi süre post yazamayabilirim bayram ve sonrasında tatil düşüncem var o yüzden aramayın beni anacım :)


Ama Twitter'ımdan beni takip edebilir ve formspring'ten sorular sorabilirsiniz .. Oralarda olucam :)
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN....
Yorum Gönder